Özel Bursa Teknoloji Fen Koleji

Blog

11.07.2021 3148  Ana İlk Orta Lise

Pozitif Ebeveynlik

POZİTİF EBEVEYNLİK NEDİR?

Pozitif ebeveynlik; tehdit, rüşvet veya ceza içermeyen; sevgi, saygı ve iletişime dayalı bir ebeveynlik yöntemidir. Bu yöntemi benimsemiş ebeveyn; “yönetme” değil “rehberlik etme” amacı güder ve bu amaçla pozitif disiplin araçlarını kullanır.

Pozitif ebeveynlik asla sınırsız, kuralsız veya belirsiz bir ebeveynlik DEĞİLDİR.

NEDEN TERCİH EDİLMELİDİR? (AVANTAJLARI-FAYDALARI)

Bu yaklaşım ebeveyn ve çocuk arasında sağlam bir ilişki kurar. Pozitif ebeveynler; özgüveni ve özsaygısı olan, ahlakı içselleşmiş, topluma uyumlu, yaşam becerileri yüksek, pozitif, mutlu, saygılı ve empati yeteneği olan bireyler yetiştirirler. Bunu yaparken kendileri de daha özgüvenli daha az gergin hissederler. En önemlisi bu anlayışla büyüyen çocuklar da geleceğin pozitif ebeveynleri olurlar.

NASIL UYGULANMALIDIR?

Hedefinizi Unutmayın

Ebeveynler nihai hedefleri olan “yarının yetişkinini yetiştiriyorum” bilincini hiç kaybetmemeli, çocuklarıyla kurdukları ilişkinin çocuğun hayatı boyunca etkilerinin devam edeceğini hep akılda tutmalıdırlar. Ebeveynin amacı geçmişi cezalandırmak değil geleceği iyileştirmek; sağlıklı, mutlu, özgün bireyler yetiştirmek olmalıdır.  Kendi hayallerinden sıyrılıp çocuklarının potansiyeline odaklanmalıdırlar.

Açık ve Koşulsuz Sevginizi Gösterin

Çocuk davranışlarından ve bu davranışlarının sonuçlarından bağımsız olarak şunu kesin olarak bilmelidir ki “annem ve babam beni seviyor, her zaman sevecek ve bu hiçbir şarta bağlı değil”. Bu duygu çocuğa verilebilirse çocuk iletişime ve uyuma açık olacak, davranışlarının sonuçlarıyla yüzleşirken bu bilgi onu doğru düşünmeye sevk edecektir.

Doğru İletişim Kurun

Doğru iletişimin olmazsa olmazı; çocuğun kendi fikirleri, duyguları ve özgür iradesi olan bir BİREY olduğunu kabul etmek ve buna saygı duymaktır.

“Mış” gibi yapmadan gerçekten konuşmak, aktif olarak dinlemek ve davranışlarının nedenlerini anlamaya çalışmak ebeveyn-çocuk iletişiminde büyük mesafeler kat edilmesinin anahtarıdır.

Sınırları Belirleyin

Pozitif ebeveynliğin en güçlü yanı sınırları belirlemesidir. Bu sınırlar oldukça net, gerçekçi ve makul olmalıdır. Ebeveyn bir kuralı açıklarken aynı zamanda nedenini ve aksi takdirde sonucun ne olacağını açıkça belirtmelidir. Çocuk neyi neden yapması gerektiğini ve yapmazsa neyle karşılaşacağını kesin olarak bilmeli ve gerek duyduğunda konulan sınırlara itiraz edip fikir sunabilme özgürlüğü olmalıdır.

Kararlı veTutarlı Olun

Kurallar ve Sonuçlar belirlendikten sonra anne babanın kararlılığı pozitif disiplinin uygulanmasında kilit noktadır. Mutlaka nazik ama kesinlikle kararlı durulmalıdır. Ebeveynler gerektiğinde hayır diyebilmeli, ama olumlu dil kullanmaya ve “hayır”ın gücünü kaybetmemeye özen göstermelidir.

Takip Edin

Çocuklar sınırları kabul etmeden önce gerçekliğini test ederler. Muhtemelen sınırları aşıp ebeveyninin tutumunu izleyecektir. Bu nedenle bir kuralı ona açıkladıktan ya da ona bir görev verdikten sonra takip edilmelidir. Burada yöntem anlamını yitirecek sıklıkta hatırlatma ve gerginlik değil ama esneklik göstermeden sonuçları yaşamasını sağlamaktır.

Karar Özgürlüğü ve Sonuçlarıyla Baş Etme Yükümlülüğü Verin

Çocukta gerçek ve kalıcı öğrenmenin gerçekleşmesi için gereken şey yanlışına yapmadan engel olmak değil mümkün mertebe hata yapıp sonucunu görmesine olanak sağlamaktır. Böylece çocuğun sorun çözme becerisi de kuvvetlenecektir. Bunun için doğal ve mantıksal sonuçlar kullanabilir. Örneğin ceketini giymeyi reddeden bir çocuğun yağmurlu bir günde ceketsiz dışarı çıkmasına izin verilebilir(doğal) veya kırık bir pencerenin tamiri için çocuğun harçlığı veya kumbarasındaki para kullanılabilir.(mantıksal)

Yaşını ve Mizacını Göz Önünde Bulundurun

Anne baba çocuk gelişimi hakkında bilgi edinmeli, çocuğunu anlamaya tanımaya gayret etmeli, sınırları koymada ve çocuğuna karşı tutumunda çocuğun yaş ve doğuştan getirdiği özelliklerini göz önünde bulundurmalıdır.

Fiziksel Ceza Ve Disiplinden Uzak Durun

Ceza, kısa vadede sorunu çözmüş görünse de uzun vadede hedefimiz olan bireyin yetişmesinde faydadan çok zararı olacaktır. Korkuya dayalı öğrenme kalıcı olmaz ve içselleştirilmez. Pozitif ebeveynlikte ceza değil sonuçlar kullanılmalıdır.

Olumlu pekiştirmeden Faydalanın

Pekişmesi istenen doğru davranışlar; övgü, takdir ya da hediyeyle ödüllendirilebilir. Ama kesinlikle rüşvet olmamalıdır. Rüşvet ve hediye arasındaki fark; rüşveti çocuğun davranışına karşılık alacağını bilmesi, önceden koşul olarak vaade dilmiş olmasıdır.

Cesaretlendirin

Çocuğun iyi yapabildiği ve yapmayı sevdiği şeyleri bulabilmesi için denemeye, hata yapmaktan korkmamaya teşvik edilmesi gerekir.

Doğru Örnek Olun

En güçlü öğretme yaşayarak göstermedir. Anne baba çocuğunun nasıl bir yetişkin olmasını arzu ediyorsa öyle bir yetişkin olmalıdır.

Sabır

Köklü değişimler bir gecede olmaz. Hemen sonuç vereceğini hesap ederek ceza ve rüşvete başvurulmayalım. Uzun vadeli ve kalıcı değişimleri hedefleyerek, zor zamanlarda asıl hedefi hatırlayarak, dünyaya gelmesine vesile olduğumuz çocuklarımızın mutlu ve başarılı yarınlarını hayal ederek bugün sabredelim.

 

 

 

 

 

04.07.2021 3147  Ana İlk

Yaz Tatili Oyun ve Etkinlik Önerileri

Yaşadığımız pandemi süreci nedeniyle hem öğrenciler hem de öğretmenler okullarını ve sınıflarını çok özledi. Eğitimin uzaktan devam etmesine bağlı olarak ekran önünde buluşmak zorunda kalan öğrenciler ve öğretmenler, bu zorlu süreçte çok çalıştılar ve çok emek harcadılar. Ebeveynlerin de çok kıymetli destekleri ile eğitim öğretim yılı başarılı bir şekilde tamamlandı.

Şimdi hep beraber yaz tatilinin tadını çıkaracağız. Ebeveynlerin çocuklarıyla keyifli zaman geçirmesine katkı sağlayabilecek, birbirinden eğlenceli oyun ve etkinlik önerileri hazırladık. Birlikte geçirdiğiniz zamana hem eğlence hem de fayda katacağını umduğumuz etkinliklerimiz ile güzel bir tatil dileriz.

 

Keyifli Oyun Önerileri

Zıplayan Harfler

Oyuncu sayısı kadar kalem ve kâğıt hazırlanır. Kura ile belirlenen bir oyuncu, en az yedi sekiz harften oluşan anlamlı bir sözcük söyler. Diğer oyuncular; 1 dakikalık süre içinde bu sözcükteki harflerin yerini değiştirerek anlamlı, başka sözcükler türetir. Herkes türettiği sözcükleri kâğıdına yazar. Süre bitiminde, oluşturulan sözcükler söylenir. Puanlama, türetilen kelimedeki harf sayısına göre yapılır. Her harf “1” puan olarak hesaplanır. Örneğin, ilk oyuncu “öğretmen” sözcüğünü söyler. Diğer oyuncular kâğıtlarına “nem (3 puan), mert (4 puan), tören (5 puan)” vb. sözcükleri yazar ve puan kazanır. En yüksek puanı toplayan oyuncu, yeni sözcüğü söyler. Oyun sonunda en çok puanı alan oyuncu oyunu kazanır.

Ayağını Doğru Bas!

A4 kâğıdı büyüklüğünde, çok sayıda, sağ-sol el, sağ-sol ayak figürü kesilir. Zikzaklar oluşturacak şekilde ve bir adım mesafeyle, farklı yönlere doğru, koridor boyunca, koli bandıyla (gizli bant tekniğiyle) yere yapıştırılır. Farklı renkteki kâğıtlar da kullanılabilir. Sayışmaca ile belirlenen ilk oyuncu, koridordaki başlangıç noktasına geçer. Yere sağlı sollu yapıştırılan el ve ayak figürlerinin yönüne ve şekline göre oyuncu; üzerine tek ya da çift ayağını basıp, sağ ya da sol elini koyarak parkuru tamamlar. Bu sırada dengesi bozulan, ayağını indiren, kâğıdın dışına çıkan, yanlış hamle yapan, şaşıran oyuncu; sırasını diğer oyuncuya devretmiş olur. Parkuru doğru biçimde tamamlamayı başaran oyuncu, oyunu kazanır.

Hatırla-Sonunu Getir

Çocuklara hikâye kitaplarından resimler gösterilir, bir süre resimlere bakması istenir. Sonra resim kapatılıp “Resimde neler vardı?” diye sorulur. Gördüklerini hafızasında tutması, hatırlaması ve bunları doğru bir şekilde ifade etmesi istenir. Ardından gördüğü resimle ilgili bir hikâye anlatması istenerek oyun sürdürülebilir. Bu oyun iki ya da üç resim gösterilerek de oynanabilir. Bu durumda görsellerin hepsini kapsayan bir olay ya da hikâye anlatılır. Hikâye tamamlandıktan sonra oyunculara “Siz hikâyenin sonunu nasıl tamamlarsınız?” şeklinde sorular yöneltilerek hikâyeye birkaç son bulunur. Böylece oyuna katılım artmış olur. Bu oyun, çocuğun bilişsel ve dil gelişimine katkı sağlayacaktır.

Ne Yok?

Masanın üzerine çeşitli nesneler konur. Oyuncuların yaşına ve dikkat seviyesine göre nesnelerin sayısı arttırılabilir ya da eksiltilebilir. Seçilen bir oyuncu, önce masadaki nesnelere dikkatlice bakar. Sonra bu oyuncudan oda dışına çıkması istenir. Diğer oyunculardan biri, masadaki nesnelerden birisini alır ve saklar. Ebeden odaya gelmesi istenir. Ebe hangi nesnenin eksik olduğunu bulmaya çalışır. Eksik olan nesneyi bilirse oyunun ikinci aşamasında o nesneyi kimin aldığını bir kerede tahmin etmeye çalışır. Ebe, nesneyi alan kişiyi doğru tahmin ederse alkışlanarak ödüllendirilir; bilemezse kendisinden istenen bir taklidi yapar. Başka bir ebe seçilerek oyuna devam edilir.

Aklında Tut

Oyuncuların içinden sayışmaca ile bir tane yönetici, bir tane de yönergeleri uygulayacak kişi seçilir. Yönerge veren oyuncu, kâğıda yazmış olduğu beş eylemi yavaş yavaş ve vurguyla bir kere okur. Diğer oyuncu, duyduğu eylemleri verilen sıraya göre birbiri ardına yapmaya çalışır. “Ayağa kalk, üç kere zıpla, başını kaşı, lambayı aç, bir tekerleme söyle.” gibi. Her yönergenin art arda ve bir kere söylenmesine dikkat edilmelidir. Oyuncu, bütün yönergeleri dinledikten sonra istenenleri yapmaya başlar. Hepsini doğru yaparsa alkışlanarak ödüllendirilir. Başka bir yönetici ve oyuncu seçilerek oyuna devam edilir. Oyunun sonraki turunda yönerge sayısı arttırılır. Daha karmaşık yönergeler de yazılabilir.

Çiz Bakalım

İngilizce dersinde öğrenilen kelimeler, küçük kâğıtlara yazılır, kâğıtlar katlanır ve bir kavanozun içine atılır. Sayışmaca yoluyla bir yönetici belirlenir. Yönetici kavanozdan bir kâğıt çekerek üzerinde yazan kelimeyi oyunculara gösterir. Oyuncular gördükleri kelimelerin resmini birbirlerine bakmadan iki dakika içinde çizmeye çalışır. Süre bitiminde herkes sırayla çizdiği resmi yöneticiye gösterir. Oyuncu İngilizce kelimenin Türkçe karşılığını doğru bilmiş ve resmi ona göre çizmiş ise yönetici resme puan verir (1-10 arası). En çok puanı alan oyuncu turu kazanır ve yönetici olur.

Kardan Adamı Doyur

Evdeki renkli ve beyaz kâğıtlar kardan adam şeklinde kesilip büyükçe bir kolinin üzerine yapıştırılır veya boya kalemleriyle çizilir. Kolinin alt tarafına, kardan adamın karın bölgesine, bir topun rahatça geçebileceği büyüklükte bir daire kesilerek açılır. Hazırlanmış olan kardan adam motifli koli, yüksek bir yere konulur. Her oyuncu, evdeki atık kâğıtları buruşturarak kendisine beş tane top hazırlar. Sayışmaca ile oyuncuların sırası belirlenir. Oyuncular topları belirlenen bir mesafeden atar ve kardan adamın göbeğindeki deliğe isabet ettirmeye çalışır. Bir dakikalık süre içinde kardan adamı en fazla doyuran oyuncu, oyunun kazananı olur.

Mısır Patlatma

Oyuncular yarım halka şeklinde dizilir ve yere çömelir. Sayışmaca ile içlerinden bir ebe seçilir. Ebe, hayalî olarak bütün oyunculara mısır ve tava verir. Onlara “Tavaya mısırları koydunuz. Ateşin üstünde mısırları patlatıp sonra da yiyeceksiniz. Elinizdeki tavayı sallarken ‘pat’ dediğim zaman, aynı anda yerinizden sıçrayıp tekrar çömeleceksiniz. Yanlış yapan olursa mısırlarını yiyemez.” der. Oyun başlar. Ebe “Şimdi, herkes tava ve mısırlarını alsın.” der (Ebe teker teker herkese hayalî olarak tava ve mısırları verir.). Ebe “Ocağın altını çıt çıt yakıyoruz. Tavaya mısırlarımızı koyuyoruz. Tavamızın kapağını kapatıyoruz. Şimdi, tavamızı sallayarak mısırlarımızı kavuralım. Kavuralım, kavuralım, salla, salla… Pat!” der. Bu sırada bütün oyuncular havaya zıplayıp tekrar oldukları yere çömelir. Zıplamakta geç kalan, dengesini kaybeden ya da vaktinden önce zıplayanlar oyun dışında kalır. Ebe, oyuncuları şaşırtmak için “Pat” demeden yerinde sıçrayabilir ancak oyuncular sıçramamalıdır. Bir kişi kalıncaya kadar oyuna devam edilir. Kalan son kişi turu kazanır ve ebe olur.

 

Keyifli Etkinlik Önerileri

Tohum Çimlendirelim

Çocuğunuzla birlikte saksıda veya varsa evinizin bahçesinde çiçek veya sebze tohumu çimlendirin ve filizlenmesini gözlemleyin. Çocuklar çevrelerinde gördükleri objelere, olaylara ve doğadaki değişime karşı meraklıdırlar. Bu etkinlik ile onların meraklarını canlı tutmak, harekete geçirmek ve bilime ilgilerini çekmek amaçlanmıştır.

Gece Nasıl Görünüyorlar?

Bir fener alın ve ailece gece yürüyüşüne çıkın. Çevrenize dikkatle bakın. Gündüz gördüğünüz nesneler gece nasıl görünüyor? Hava nasıl? Nefes alıp vermenizde değişiklik var mı? Birbirinize sorun ve konuyla ilgili sohbet edin. Etkinlikle hedeflenen, çocukların gözlem yeteneğini geliştirmek ve aile bireyleriyle iletişimini güçlendirmektir.

Aile Fotoğraf Albümünü İnceleyelim

Aile fotoğraf albümünü, ailecek inceleyin. Çocuklarınıza albümde yer alan fotoğraflardaki kişileri tanıtın. Fotoğraflardaki mekânlar, olaylar ve varsa aile bireyleriyle ilgili anıları paylaşın. Bu etkinlikle aile bireyleri arasında kaynaşma sağlanır.

Doğaya Çıkalım Piknik Yapalım

Çocuklarınızla kalabalık ortamlardan uzak, doğayla baş başa olabilecekleri alanlarda piknik yapmaya veya doğa gezisine gidin. Temel amaç çocukların açık havada vakit geçirmesini ve duygu durumlarının olumlu etkilenmesini sağlamaktır.

Hikâye Yazalım

Çocuklardan herhangi bir konuda kısa bir hikâye yazmalarını isteyin. Hikâye yazma etkinliği ile öğrencilerin edebiyata ilgi duymaları, Türkçeyi doğru kullanmayı öğrenmeleri amaçlanmaktadır. Bu etkinlik aynı zamanda onların yazma ve ifade etme becerilerini geliştirmeye ve hayal dünyalarını zenginleştirmeye de yardımcı olacaktır.

Taşları Renklendirelim

Birlikte doğadan topladığınız taşları evde bulunan su bazlı boyalarla (guaj, suluboya, akrilik vs.) renklendirin. Bu etkinlikle doğal malzemeleri sanatla buluşturmak, çocuklarda el becerisi ve estetik anlayışını geliştirmek amaçlanmıştır.

Yaşadığımız Çevrede Sokak Hayvanları İçin Su Ve Yiyecek Alanları Oluşturalım

Mahallemizde, sokağımızda veya evimizin çevresinde yaşayan sokak hayvanları için su ve yiyecek alanları oluşturarak su ve yiyecek kapları temin edin. Bu kaplara konulan su ve yiyeceklerle sokak hayvanlarının aç ve susuz kalmamasına yardımcı olun. Bu etkinlik ile çocuklarda iyilik, yardımseverlik, empati, merhamet gibi olumlu duyguların geliştirilmesi ve onlara hayvan sevgisinin kazandırılması amaçlanmıştır.

 

13.06.2021 3146  Ana İlk Orta Lise

İlkokulda Çocuğum

İlköğretim, anaokuluna gitmiş veya gitmemiş tüm çocuklar için yeni ve farklı bir sosyal çevredir. Çocuğun uyması gereken kurallar, oynadığı oyunlar ve sorumlulukları değişir ve çocuk bu değişime ayak uydurması gerektiğini anlamaya başlar.

Sorumlulukları değişirken çocuğumuz büyüdüğünün de farkına varır. Bu farkındalık her çocukta farklı tepkilere sebep olur. Örneğin, okulun ilk günü ağlayan, anneden ayrılmak istemeyen bir çocuk “ben daha büyümek istemiyorum” mesajını vermeye çalışıyordur. Kuralları, sorumlulukları, oyunlarının içeriği hızla değişmektedir.

Tüm bu değişimler zihninde, hayal gücünde belirsizliklere sebep olur. Nasıl ki karanlık bir odada ilk aşamada belirsizlik yaşar sonra ortama gözümüz alıştıkça içinde olduğumuz ortamı anlamlandırmaya başlarız, ilkokula başlayan çocuklarımız da öyle bir dönem yaşar. Anaokulu tecrübesi olsa dahi, değişimin sebebini merak eder, değişime ayak uydurmaya çalışır. Çocuğumuzun bu alışma döneminde yaşadığı zorluğu, onunla empati kurarak anlamaya çalışabilir, bu aşamada onlara sabır ve iletişimle yardımcı olabiliriz.

Çocuğumuzla konuşmalı, yaşanılan bu sosyal değişimin normal olduğunu anlatmalı, kendi ortamında ufak yönlendirmeler ile onu zihnen hazırlamalıyız. Oyun oynarken nesneleri kişileştirerek, gerçek hayat ile bağdaştırarak çok daha verimli sonuçlar alabiliriz.

Okul; çocuklar için başlı başına ayrı bir sosyalleşme kurumudur. Bain’in de söylediği gibi, “Çocuk, okula başladığı zaman, ya yaşamın ilk altı yılındaki başarılı sosyal etkileşimin ürünlerini toplar, ya da bu yıllardaki başarısız ilişkilerden dolayı güçlüğe uğrar.” Tam da bu noktada çocuğa doğru rehberlik edilmesi hayati önem taşır. Çocuk yeni sosyal çevresine uyumlanırken öncesinden getirdiği eksik ve yanlış öğrenmelerini doğrularıyla değiştirebilmesi için ona yol gösterilmelidir. Grup rehberliğinde, grup çalışmalarındaki uyumu sürekli gözlemlenmeli, yeri geldiğinde gerekli yönlendirmeler yapılmalıdır.

Okul ve aile; işbirliği içerisinde sosyal-duygusal gelişimi takip ederek kişiye özel yönlendirmelerle, çocuğun yaşadığı problemleri en az seviyeye indirebilir.

04.06.2021 3145  Ana İlk Orta Lise

LGS’DEN ÖNCE

Dinlenmek 
Bedensel zindelik için öğrencinin kendini yormaması oldukça önemlidir. Çok yorucu olmamak kaydıyla kendini iyi hissettiren aktivitelerle meşgul olmak onu psikolojik açıdan dinlendirecektir. Ayrıca aile içi sohbetlerde sınav konusundan mümkün olduğunca uzak durmak da öğrenciyi zihnen dinlendirecektir. 

Gerekli materyallerin hazırlığı 
Öğrenciler sınavdan önceki gece sınavda gerekli olacak malzemeleri bir poşet içinde kapıya yakın ve görülebilir bir noktaya koymalıdır. Bu sayede” sabah bir şey unutur muyum?” ihtimali ve kaygısı ortadan kalkacaktır. 

Sınav gecesi
Sınav gecesi uykunun normal seyirden farklılık göstermesi rastlanılabilecek bir durumdur. Gece öğrenci uyku sorunu yaşasa bile önceki günlerdeki uyku düzeni ve güzel bir kahvaltı ile enerjisi yerinde olacaktır.

Sınav sabahı 
Uzun sürecek olan sınavda acıkmamak için mutlaka önceki günlerle aynı olacak şekilde kahvaltı yapılmalıdır. Kahvaltıda daha önce yemediği bir yiyecek kesinlikle sunulmamalıdır. 
Öğrenciler sınav sabahında geç kalma kaygısı ile sınav salonuna çok erken gelebilmekte ya da sınav salonunda heyecan yapma kaygısıyla bilinçli olarak geç kalabilmektedir. Trafik ve evin yakınlık uzaklık durumunu düşünerek vakit ne çok erken ne de çok geç olacak şekilde ayarlanmalıdır.

SINAV ESNASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

  • Sınavda sıran sallanıyorsa, rüzgâr ya da güneş seni etkiliyorsa mutlaka gözetmene söylemelisin. (Sırana yerleştiğinde sınav boyu seni rahatsız etme riski oluşturacak bir durumla karşılaşırsan sınav başlamadan gözetmene iletmeye çekinme.)
  • Dökülme riskine karşı suyunu ve dezenfektanını masanın üzerine koymamalı; eğer varsa rafa, yoksa da yere koymalısın.
  • Sınavda bugüne kadar alışkanlık oluşturduğun dersten başlamalı ve ilgili dersin sorusunu bitirmeden başka bir derse başlamamalısın. (Örneğin matematik sorularını bitirmeden fen bilimlerine geçmemelisin.)
  • Sınav salonunda çevrendeki öğrenciler neler yapıyor diye bakınmamalı, sadece kendi sınavınla ilgilenmelisin. (Dikkatin dağıldığında boş alana ya da bir nesneye bakmak seni rahatlatır.)
  • Her sayfa başında süreye bakarak zaman yönetimini sağlayabilirsin.
  • Her soru bitiminde cevabını optiğe de işaretleyerek optik hatalarını önleyebilirsin.
  • Zorlandığın sorularla fazla zaman kaybetmemeli, turlama tekniğini uygulamalısın. (Turlama tekniğinde zorlanılan sorunun yanına bir işaret konarak diğer soruya geçilir ve tüm sorular bitince kalan sürede o soruya geri dönülür .)
  • Sınav sırasında bunalırsan kalemi bırakıp biraz rahatlamayı denemeli ve 4-7-8 nefes kuralını uygulamalısın. Dış etkenleri minimuma indirmek ve rahatlamak adına arkana yaslanarak gözlerini kapatmalı; 4 saniye nefesini içine çekmeli, 7 saniye tutmalı ve 8 saniyede nefesini vermelisin. Bunu rahatlayıncaya kadar sürdürmelisin.
  • İki alan arasında verilecek 45 dakikada arkadaşlarının yorumlarına takılmamalı sınavın devam etiğini unutmamalısın. Sözel alanla ilgili arkadaşlarınla kıyaslamaya gitmek seni strese sokabilir. Dolayısıyla bu 45 dakikanı geçmiş sınavı konuşarak harcamak yerine, lavabo ihtiyacını gidermeli, bahçeye çıkıp rahatlamaya çalışarak önündeki sınava hazırlanmak için kullanmalısın.
  • Sınav anında erken bitirenlere takılmamalısın. Herkesin soruyu çözme hızı farklılık gösterecektir. Bu durumda kıyaslama yapmamalı belli aralıklarla zamana bakmayı ihmal etmemelisin.
  • Sınav görevlisi sınav bitimine 15 ve 5 dakika kala sesli uyarıda bulunacaktır. İkinci uyarıdan sonra yani sınavın bitimine 5 dakika kala iki parmak kuralı ile optiğini kontrol etmelisin.

30.05.2021 3144  Ana İlk Orta Lise

Çocuklarda İletişimi Başlatıcı Sorular

Ebeveynler zaman zaman çocuklarıyla iletişime geçmekte zorlanabilirler. Bu durumda çocuğa kendisini iyi hissettirecek ve onu konuşmaya teşvik edecek sorulardan yardım alınabilir. Bazen bir soru uzun bir sohbetin başlangıcı olabilir. Bir soru sorulur ve sohbetin akışına göre iletişim devam ettirilir. Burada önemli olan çocuğunuzu gerçekten dinlemeniz ve fikirlerine önem verdiğinizi hissettirmenizdir.

İletişim başlatmak için aşağıdaki örnek sorulardan faydalanabilirsiniz.

📌Hayatının en mutlu günü hangisiydi? Ne oldu?
📌Dünyada bir şeyi değiştirebilecek olsan neyi değiştirirdin?
📌Kendinle ilgili bir şeyi değiştirebilsen neyi değiştirirdin?
📌Sence çok iyi bir gün nasıl olur?
📌Hayatında onsuz yapamayacağın şey nedir?
📌Hayatın boyunca izlediğin en iyi/ en sevdiğin film hangisi? Neden?
📌En çok hangi film karakteri olmak isterdin? Neden?
📌…. yaşında olmanın en kötü tarafı nedir?
📌…. yaşında olmanın en iyi tarafı nedir?
📌Büyüdüğünde hangi mesleği yapmak istiyorsun?
📌Sahip olduğun en değerli şey nedir? Senin için bu kadar özel olmasının sebebi nedir?
📌En çok ne zaman korktun?/ Korkuyorsun?
📌En iyi arkadaşların kimler? Onları en iyi arkadaşın yapan şeyler neler?
📌Eğer ünlü olsaydın, şöhretini diğer çocuklara rol model olmak için nasıl kullanırdın?
📌Nasıl yapılacağını öğrenmek istediğin şey ne? Sebebi nedir?
📌Bir kitap yazsaydın, ne hakkında olurdu?
📌Üç aile kuralı koyabilseydin bu kurallar neler olurdu?

23.05.2021 3143  Ana İlk Orta Lise

Deneme Sınavı Çözerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Sınava sayılı günler kalmışken sınava girecek öğrenciler için en etkili pratik yöntemi deneme sınavı çözmek olacaktır. Deneme sınavı çözerken sınavın bir provası yapılmış ve eksik konular tespit edilmiş olur. Deneme çözümünden sonra yanlış yapılan veya boş bırakılan sorular incelendiğinde, hatanın bilgi eksikliğinden mi, yanlış bilgiden mi yoksa dikkatsizlikten mi kaynaklandığını tespit etme fırsatı oluşur. Sınava kadar yapılacak çalışmalar bu tespitle şekillendirilir.  

Deneme sınav yapılırken aşağıdaki unsurlara dikkat etmek önemlidir.

  • Deneme çözmeye önyargısız, moral gücü yüksek ve özgüven ile başlanmalıdır.
  • Sınavda kaygı hissetmek doğal bir tepkidir. Hatta belli bir düzeyde kaygının öğrendiklerinizi hatırlamanıza faydası vardır. Bu nedenle telaş etmeye gerek yoktur. Kaygınızın arttığını hissettiğiniz anlarda burundan diyaframa (karın bölgesine) alınan derin bir nefes sizi rahatlatacaktır. İyi bir nefes alışverişi hem kaygınızı azaltacak hem de beyninize giden oksijeni artıracaktır.
  • Sınav uzun bir zaman dilimini kapsamaktadır. Sınav sırasında dikkatinizin dağılması kaçınılmazdır. Kendinizi dağınık bir dikkatle devam etmeye zorlamanız halinde soruları çözme şansınız azalacaktır. Bu sebeple sınav süresince; dikkatinizin dağıldığını ya da yorulduğunuzu hissettiğinizde 1-2 kez 60 saniyelik aralar vermek, zaman kaybı olarak düşünülmemelidir.
  • Çözülen her testte; kaydırma, yanlış kodlama veya yanlış cevabı işaretleme gibi klasik hatalar yapmamaya özen gösterilmelidir.
  • Soruları çözme hızı belirli aralıklarda kontrol edilmelidir. (Örneğin her 10 soruda bir süre kontrol edilebilir)
  • 3 yanlışın 1 doğruyu götürdüğü kesinlikle unutulmamalıdır.
  • Bir soru çözülemediğinde panikleyip zaman kaybetmek yerine, turlama tekniği kullanılarak soru işaretlenmeli ve diğer soruya geçilmelidir.
  • Karşılaşılan zor sorularla inatlaşıp zaman kaybedilmemelidir. Çünkü zor soruyu yapan değil çok soru yapan sınavı kazanır.
  • Sayısal bölümde soruları çözerken kesinlikle kafadan işlem yapılmamalıdır. Problem çözülürken mutlaka yazarak çözülmeli; cevaplar kontrol edilmelidir. Özellikle sık sık işlem hatası yapan öğrenciler, bu öneriyi mutlaka dikkate almalıdır.
  • Sınav, kesinlikle süre dolmadan bırakılmamalıdır. Son dakikaya kadar süre kullanılmalıdır.
  • Sınavlarda çevrenizdeki kişilerin, hangi testi çözdüğü, kaç soru cevapladığı sizi ilgilendirmemelidir.  Bu, dikkatinizi dağıtabilir ve moralinizi bozabilir.
  • Her denemenin sonunda doğru, yanlış ve boş sorular kontrol edilmelidir. Eksikler tespit edilip tamamlamaya yönelik çalışılmalıdır.

16.05.2021 3142  Ana İlk Orta Lise

Uzun Soru Zor Soru Değildir!

Öğrenciler genelde uzun sorulardan çekinirler. “Uzun soru, zor sorudur” şeklinde yanlış bir yargı vardır. Oysa soru kökünün veya soru metninin uzun oluşu daha fazla ipucu anlamına gelir. Bu nedenle uzun metinli sorular daha kolay çözülebilen sorular olarak algılanmalıdır. Sorularda doğru cevabı bulmak için test çözme tekniklerini iyi bilmek gerekir.

Test çözmede gerekli olan unsurlar:  “BİLGİ-YORUM-HIZ”

BİLGİ: Test çözmede en önemli aşama konunun iyi öğrenilmesi ve belli aralıklarla tekrar edilerek pekiştirilmesidir. Konuyu iyi bilmek test çözme tekniğinin temelini teşkil eder.

YORUM: Öğrenilen ve pekiştirilen bilgi hakkinda düşünce geliştirme veya bilgiye farklı açılardan bakabilme gücünü ifade eder. Test çözme tekniğinin geliştirilmesini sağlar.

HIZ: Kazanılan bilgiyi ve edinilen yorum gücünu kullanarak zaman kısıtlaması içinde sonuca ulasmak icin gereklidir. Hız, test çözerken zamanı etkin bir biçimde kullanmamıza yardım eder.

 

Test Çözerken Dikkat Edilmesi Gerekenler:

  • Test çözmenin etkili bir öğrenme süreci olduğu bilinmelidir.
  • Mümkün olduğunca farklı kaynaklardan yararlanılmalıdır.
  • Yeni konularla ilgili test çözerken kolaydan zora doğru gidilmelidir.
  • Belirlenen surelere (sözel alanda 1 soru için 1,5 dakika, sayısal alanda 1 soru için 2 dakika) bağlı kalmaya özen gosterilmelidir.
  • Test çözerken ezberden kaçınmalı, soruları anlayarak ve yorumlayarak çözmeye çalışmalıdır.
  • Soru kökü dikkatli okunmalı, soruda ne istendigi iyi anlasilmalidir. LGS’de muhakeme, yorum ve kavrayış gücünün ölçülmeye çalışıldığı unutulmamalıdır.
  • Soru köklerindeki olumlu ve olumsuz ifadelere cok dikkat edilmelidir.
  • Soru anlaşılmadan, tamami okunmadan şıklara geçilmemelidir.
  • Bütün şıklar okumadan cevap işaretlenmemelidir. Doğru  cevap diğer şıklarda olabilir.
  • Test çözerken cevap şıklarında kisisel görüş değil soruda istenilen doğru cevap aranmalidir.
  • Bazen 4 yanlışı bulmak bir doğruyu bulmaktan daha kolaydır. Gerekirse yanlış şıkları eleyerek doğru cevaba ulaşma yontemi denenmelidir.
  • Bilgimizin yetersiz oldugu soruları boş bırakma alışkanlığı kazanılmalıdır.
  • Soru çözümünden sonra yanlış yaptığımız, boş bıraktığımız soruları inceleyerek hatanın bilgi eksikliğinden mi, yanlış bilgiden mi yoksa dikkatsizlikten mi kaynaklandığını tespit ederek çalışmaya buna göre yön verilmelidir.

09.05.2021 3141  Ana İlk Orta Lise

Evimizde Bayram Havası Essin…

Tüm insanlık olarak, içinde bulunduğumuz pandemi sürecinin yıkıcı etkilerini sadece sağlık değil birçok alanda tecrübe etmekteyiz. Bunlardan belki de en önemlisi pandeminin toplumsal etkileridir. Salgın; insanları "sosyal mesafe"ye mecbur bırakarak toplumların ortak bilincine, manevi kültürel değerlerine ağır hasar vermektedir. Toplum olarak bu hasarı en çok "birlikte" kutlamaya alışkın olduğumuz bayramlarımızda hisssediyoruz. Bir yılı aşkın süredir bu günlerimizi değerlerimizden çok uzakta, “bayram tadı” olmadan yaşadık, yaşıyoruz. Ancak tüm olumsuzluklara ve engellere rağmen biz ebeveynler olarak; bu kıymetli  mirası çocuklarımıza aktarmak, onları bu değerlerle tanıştırmakla yükümlüyüz. Bu amaçtan hareketle sevdiklerimizden ve büyüklerimizden ayrı olsak da evlerimizde bir bayram havası estirerek bugünleri çocuklarımızın anılarına "bayram" olarak ekleyelim.

Öneriler:

  • Bayramdan bir gün önce yarının bayram olduğunu çocuklarımıza hissettirelim, bunu yaparken heyecanlı ve hevesli olalım. Çocuklarımızla birlikte bayram için küçük ön hazırlıklar yapalım.
  • Evin içerisinde olsak dahi kendimize özen gösterelim, aile üyelerimizle bir araya gelmeden önce güzelce giyinelim, hazırlanalım, hatta çocuklarımıza “bayramlık kıyafet” havasını yaşatalım.
  • Bayram sabahı ailece oturduğumuz, özenle hazırlanmış bir "bayram sofrası" mutlaka olsun; bu masanın hazırlık aşamasına çocuklarımızı da dahil edelim.
  • Bayramlaşma ritüelimizi atlamayalım, kendi ailemiz içinde küçük hediyeleşmelere yer verelim.
  • Büyüklerimizi mümkünse görüntülü arayalım, onlarla telefonla da olsa bayramlaşalım. Çocuklarımıza, böyle günlerde “hatırlanmanın” onlar için ne kadar değerli olduğundan bahsedelim.
  • Çocuklarımıza eski bayramlardan, o bayramların coşkusundan, böyle günlerde bir ve beraber olmanın öneminden söz edelim. 

Bayramımız BAYRAM olsun…

02.05.2021 3140  Ana İlk Orta Lise

Çocukların Gelişim Dönemlerine Göre Ebeveynler İçin İletişim İpuçları

Çocuklarımızın büyüme sürecinde, her bir gelişim döneminin kendine has özellikleri ve ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçların en temellerinden biri iletişimdir ve bu ihtiyacın karşılanması çocuklarımızın sağlıklı gelişimini önemli derecede destekler.

İlk Yıllar (0-6 Yaş)
📌Çocuklarımızla iletişim kurarken sevecen bir dil ve yalın bir ses tonu kullanalım.
📌Araştırma, deneyimleme, keşfetme ve öğrenme arzusunun önünü açalım.
📌 Oyun oynamanın bu yaş grubu için hayatı deneyimlemek olduğunu unutmayalım, oyunu öğretme metodu olarak da kullanalım.
📌Hayal gücüne dayalı; açık uçlu oyunlara ağırlık verelim.
📌Öğrenmede şarkı, ritim ve tekrarın gücünü kullanalım.
📌Öz bakım becerileri ile tanıştıralım ve bu becerileri deneyimleyip, güçlendirmesine olanak sunalım.
📌 Soru-cevap metodu ile konuşmaya teşvik edelim.
📌 Basit seçimler yapmasına ve fikirlerini ifade etmesine izin verelim.
📌Yetişkinlerinin yardımı ile, duygularını ifade edebilen, öfkesine ve korkusuna hakim olabilen, zor durumlarla başa çıkabilen yaşıtı örneklere vurgu yapalım.

Orta Yıllar (7-10 Yaş)
📌Okul sürecini, ilginç beceri ve yetenekler geliştirmek için bir fırsat olarak sunalım.
📌Görsel-işitsel espriler, bilişsel sınamalar (zeka oyunları vs.) gibi stratejiler kullanalım.
📌Etkileşimli problem çözme ve eleştirel düşünmeye yer verelim.
📌Nezaket, çatışma çözümü, diğerleriyle ilgilenme gibi sosyal eylemleri örnekleyelim.
📌Sosyal adalet, öfke, ölüm, engellilik gibi hassas konularla tanıştıralım ve sağlıklı baş etme yöntemleri geliştirmelerine destek olalım.
📌Yüksek manevi değerlere sahip, güçlü, olumlu yetişkin ve çocuk rol modelleri örnekleyelim.

Erken Ergenlik Yılları (11-14 Yaş)
📌Farklı dünya görüşlerini, kanaatleri ve bakış açılarını gösterelim.
📌 İçinde bulundukları yaş grubuna özel meselelerden konuşalım. (şiddet, akran zorbalığı, arkadaşlık, ayrımcılık, bağımlılık vb.).
📌Öğretici bir dil yerine saygılı bir dil kullanalım.
📌Bir birey olarak kendisini önemsediğimizi, fikirlerine saygı duyduğumuzu hissettirelim.
📌Baskıcı olmaktan ziyade anlayışlı ebeveyn olmaya çalışalım.
📌 Kurduğumuz iletişime mizahı ve yenilikçi bakışı dahil edelim.

 KVKK Aydınlatma Metni   Ziyaretçi Açık Rıza Metni   KVKK Politikası 
Mersis No:0605005002500092
Yüklendiğimiz vazife ne kadar zahmetli olursa, ruhumuzu o nispette eğitir ve yüceltir. Andre GIDE