Online Kayıt Yeterlilik Sınav Başvurusu 1437

Özel Bursa Teknoloji Fen Koleji

Blog

20.01.2021 3123  Ana İlk Orta Lise

Öğrenme Stilleri

İnsanlar genellikle 3 yoldan bilgi edinirler.

  1. GÖRSEL : Görerek ve okuyarak öğrenmeyi tercih ederler. Kendi kendine okuyarak öğrenirler. Renkli şeyleri, grafik ve haritaları tercih ederler.
  2. İŞİTSEL : İşiterek, dinleyerek ve tartışarak öğrenmeyi tercih ederler.
  3. KİNESTETİK : Bazılarının aklında hareket enerjisi daha iyi kalır. Bunlar öğrenecekleri şeylerle fiziksel temas kurarak, yaparak öğrenirler. Kinestetik gezme, pantomim, vs.yi kapsar.

 

  • GÖRSEL ÖĞRENCİLER (GÖRDÜĞÜNE İNANANLAR)

 

Doğal olduğu yerler

İyi giyinir, ayrıntıları ve renkleri hatırlar, okumayı, yazmayı sever, insanların yüzünü hatırlar ama isimlerini unutur. Yazılarda görülen isimleri hatırlar, zihinsel (görsel) imgeler yaratır.

Problem çözme yolları

Talimatları okur, problemleri listeler, düşünceleri düzenlerken grafiksel malzemeler kullanır, akış kartları kullanır, kağıt üzerinde grafiksel çalışmaları görür ve akılda canlandırır.

Değerlendirme ve test etme ihtiyacı

Görsel-yazılı testler, araştırma raporları, yazılı raporlar, grafiksel gösterimlerden yararlanır. Yazılı sınavlarda başarılıdır.

En iyi öğrenme yolları

Not alarak, liste yaparak, öğrenilecek bilgileri okuyarak, bir gösteriyi izleyerek öğrenir. Kitaplardan, video filmlerinden ve basılı materyallerden yararlanır.

Okuma / çalışma özellikleri

Eğlenmek veya dinlenmek için okur, uzun süre çalışamaz, çalışma sırasında sessiz ortam ister, hızlı okur, kelimelerin sesinden ziyade yazılı şeklini hatırlama.

Okuldaki güçlükleri

Ne yapılacağını görmeden hareket etmekte zorlanır. Gürültülü ve hareketli çevrede çalışamaz. Ses akort edemez. Görsel resim ve malzeme olmadan öğretmeni dinleyemez, öğretmenin hoş olmayan görüntüsü ile ilgilenir. Sıkıcı ve düzensiz bir sınıfta çalışmak istemez, Konsantrasyonu bozan florasan ışığı altında çalışmaktan verim alamaz.

Genel değerlendirme

Özel yaşamlarında genellikle düzenli olurlar. Karışıklık ve dağınıklıktan rahatsız olurlar. Dağınık bir masada çalışamazlar. Önce masayı kendilerine göre düzenlerler, daha sonra çalışmaya başlarlar. Kalem, silgi, kalemtıraş gibi araçlar için masada kendilerine göre yer belirlerler ve araç gereçlerini hep bu yerlerde tutarlar. Çantaları, dolapları her zaman düzenlidir. Yazmayı sevmeseler bile defterlerini düzenli ve itinalı kullanırlar. Düz anlatım denilen –okullarda dersi öğretmenin veya öğrencinin anlatması- yönteminden yeterince yararlanamazlar. Tam olarak anlaşılması için dersin görsem malzemelerle mutlaka desteklenmesi gerekir. Harita, poster, şema, grafik gibi görsel araçlardan kolay etkilenirler ve bu araçlardan öğrendiklerini kolay hatırlarlar. Öğrendikleri konuları gözlerinin önüne getirerek hatırlamaya çalışırlar.

  • İŞİTSEL ÖĞRENCİLER (KONUŞAN DİNLEYEN ÖĞRENCİLER)

Doğal olduğu yerler

Doğaçlama (spontan) konuşur, ayaküstü düşünür, karşılaştığı insanların yüzlerini unutur ama adlarını hatırlar, kelimelerle ve dille çalışır, hafif sesli ortamlardan hoşlanır.

Problem çözme yolları

Tartışmalardan hoşlanır, seçenekler hakkında konuşur, bir durumda ne yapılacağını o durumu yaşayanlara sorar, hedefi sözle ifade eder, sözlü tekrarlar yapar.

Değerlendirme ve test etme ihtiyacı

Yazılılardan ziyade sözlülerde başarılı olur, projelerini sözlü olarak sunar, ne öğrendiğinin birileri tarafından sorulmasını ister. Şiir okumaktan, şarkı söylemekten hoşlanır.

En iyi öğrenme yolları

Yüksek sesle anlatım, bir öğretmeni dinleme, küçük ve büyük grup tartışması yapma, çalışma yerinde fon olarak sessiz müzik dinleme ile daha iyi öğrenir.

Okuma / çalışma özellikleri

Diyalog ve oyunları okuma, karşılaştırma için içten ve dıştan seslendirme, okurken ne okuduğu hakkında kendi kendilerine ve başkalarına konuşma ve yeni kelimeleri seslendirmede başarılıdır. 

Okuldaki güçlükleri

Görsel öğrencilerden daha yavaş okur, uzun süre sessiz okuyamaz, okuduğu parçada resimleri umursamaz, okunması ve yazılması gereken zamana bağlı testlerde ayrıntıları görmede, sessizleştirilmiş ortamda yaşamada ve uzun süre sessiz kalmakta sıkıntı yaşar.

Genel değerlendirme

Küçük yaşlarda kendi kendilerine konuşurlar. Ses ve müziğe duyarlıdırlar. Sohbet etmeyi, birileri ile çalışmayı severler. Genellikle ahenkli ve güzel konuşurlar. Yabancı dil öğreniminde (konuşma ve dinleme becerilerinde) başarılıdır.

İlköğretim 1. ve 2. sınıflarında kendi kendilerine konuşmaları nedeni ile öğretmeni dinleyemezler. Bu özellikleri nedeni ile işittiklerini daha iyi anlamalarına rağmen bu şanslarını kaybederler. Göz ile okuma esnasında hiçbir şey anlamayabilirler o nedenle en azından kendi kulağının duyabileceği bir ses ile okumalarına izin verilmelidir. İşittiklerini daha iyi anlarlar. Daha çok konuşarak, tartışarak öğrenirler. Bilgi alırken dinlemeyi okumaya tercih ederler. Olay ve kavramları birinin anlatması ile daha iyi anlarlar. Grup ve ikili çalışmalarda konuşma ve dinleme olanakları olduğu için iyi öğrenirler. Hatırlamak istediklerini birisi kendilerine anlatıyor ya da söylüyormuş gibi işiterek hatırlarlar. Kaydedilmiş daha iyi hatırlarlar.

  • KİNESTETİK ÖĞRENCİLER (HAREKET HALİNDE OLANLAR)

Doğal olduğu yerler

Çeşitli spor ve danslarla uğraşmayı sever, yarışmalardan ve maceradan hoşlanır, zorluklara meydan okur. Koşma, sıçrama, atlama, yuvarlanma ve büyük motor kasları kullanmayı gerektiren eylemlerden hoşlanır.

Problem çözme yolları

Harekete geçer daha sonra da sonuçlara bakarak plan yapar. Problemleri güç kullanarak (fiziksel olarak) çözmeye çalışır. Önemli ölçüde bedensel çaba gerektiren çözümler arar. Problemleri bireysel olarak veya çok küçük gruplarla çalışarak çözmeyi tercih eder. Deneme-yanılma ve keşfetme yoluyla öğrenir.

Değerlendirme ve test etme ihtiyacı

Performansa dayalı ve proje yönelimli değerlendirmelerde başarılı olur. Öğrencinin öğrendiği şeyi sergileme veya gösterme eğilimi vardır. Bir şeyi anlatmaktan ziyade nasıl yapılacağını göstermeyi tercih eder.

En iyi öğrenme yolları

Canlandırma, taklit yaparak, gezerek ve performansa dayalı öğrenmeyle iyi öğrenir. Küçük tartışma grupları ile öğrenir.

Okuma / çalışma özellikleri

Eğlenmekten ziyade anlamak için okur, bir şeyin nasıl yapılacağını öğrenmek için okur. Kitapları, öğrendiği şeyleri, oyunları pratiğe döker. Kısa kitapları okumayı sever. Kısa dönemli çalışmalardan hoşlanır, parça parça çalışmaktan hoşlanır, yere uzanarak çalışmaktan hoşlanır.

Okuldaki güçlükleri

Okunaklı el yazısına sahip değildir. Dışa dönük, rahattır. Uzun süre oturamaz. Kelimeleri doğru okuma ve kullanmada sıkıntı yaşar. Duyulan, görülen ve yapılan şeyleri hatırlamakta zorlanır. Fiziksel bir hareket olmaksızın duygularını açıklayamaz. Uzun süre herhangi bir eylemi devam ettiremez.

Genel değerlendirme

Oldukça hareketli olurlar. Sınıfta yerlerinde duramazlar. Sürekli hareket halindedirler. Tahtayı silmek, pencereyi açmak, tebeşir getirmek, kapıyı örtmek hep onların görevi olsun isterler. Uzun müddet oturmaya zorlanırlarsa derste ne olup bittiğini anlamaz hale gelebilirler. Bu hareketlilik uygun işlere yönlendirilmezse genelde sınıfta problem çıkarırlar. Genellikle istenmeyen öğrenci haline gelirler. Tahta-tebeşir-anlatım ders işleme sisteminden en az yararlanırlar. Bu nedenlerden dolayı da yaramaz, tembel ya da zeki olmadıkları ileri sürülebilir. Dersin anlatılması veya görsel malzemelerle zenginleştirilmesi bu tür öğrencilere beklenildiği ölçülerde katkı sağlamaz. O nedenle sınıflarımızda ideal ders araçları olarak kabul edilen şema, harita, fotoğraf gibi görsel araçlar görsel öğrencilere göre kinestetik öğrenciler için daha az değer taşır. Anlatımdan da yararlanamazlar. Öğrenebilmeleri için mutlaka ellerini kullanabilecekleri, yaparak yaşayarak öğrenme dediğimiz yöntemlerin kullanılması gerekir. Sınıf yerine okul bahçesi ve ya laboratuarda dokunarak, ellerini kullanarak, olayların içinde yaşayarak en iyi öğrenirler.  Çalışırken sık sık ara vermeye gereksinim duyabilirler. Sözcükleri ya da sözel bilgileri öğrenirken onları kuma yazması ya da kilden yapması gibi öğrenirken ellerini kullanabilmesi, ders çalışırken hareket edebilmesi öğrenmesini kolaylaştırabilir. Örneğin küçük çocuklar çarpım tablosunu öğrenirken ip atlayabilirler.


Öğrenme stilleri ile zekâ arasında bir bağlantı tespit edilememiştir. Her insanın bu stillerden yalnız birine sahip olması gerekmez, ikisini hatta üçünü de taşıyabiliriz. Bazı kişilerde iki stil ağırlıklı olarak vardır. Bazı kişiler bu üç özellikten birini diğer ikisine göre taşırlar. Bu kişiler klasik okul sisteminde zorlanırlar. Özellikle ağır dokunsal/kinestetik ve ya ağırlıklı işitsel olan ve diğer stillerin özelliklerini göstermeyen öğrenciler su gruba girmektedirler. Dokunsal/kinestetik ağırlıklı öğrenciler mutlaka dersi ellerini kullanarak yapmak isterler. Oysaki öğrenci sınıfta oturmak, öğretmen de aktif olmak zorundadır. Bu öğrenciler arkadaşlarını rahatsız eder ve sınıfın düzenin bozarlar. İşitsel ağırlıklı öğrencileri gözle okumaları sıkıntıya düşürebilir, çünkü sesin işitilmesi öğrenmelerini kolaylaştırır, hatta bazı durumlarda öğrenmeleri için şarttır. O nedenle ilköğretimde öğrencileri alıştırmaya çalıştığımız gözle okuma işitseler için bir sorun olabilir. Bu konuda işitsel öğrencilere yardımcı olunmalıdır.

Öğrenme stillerinin bilinmesi tembel veya yaramaz olduğunu sandığımız pek çok öğrencinin sadece kendi stilinin bilinmediği ve dikkate alınmadığı için öğrenemediği ve/ya istenmeyen şekilde davrandığı gerçeğinin anlaşılmasını da sağlayacaktır. 

20.01.2021 3122  Ana İlk Orta Lise

ÖĞRENCİLERE GÖRE ‘İYİ ÖĞRETMEN’ İN NİTELİKLERİ

Bir öğretmenin sınıfı tarafından beğenilmesini sağlayan kişilik çizgilerini belirlemek üzere yapılan araştırmaya göre, öğrencilerce en çok vurgulanan 12 nitelik şöyledir:

  1. İş birliğine dayanan demokratik tavır,
  2. Her çocuk için sevecen ve saygılı olma,
  3. Sabır,
  4. Geniş bilgi,
  5. Hareket ve görünüşün hoşa gitmesi,
  6. Doğruluk ve taraf tutmamak,
  7. Esprili olmak,
  8. Tam itidal ve metanet,
  9. Öğrencilerin sorunlarına ilgi duymak,
  10. Esneklik,
  11. Cesaret verme ve takdir etme konusunda iyi niyet,
  12. Özel bir konuyu öğretmede olağanüstü başarı,

Yukarıda saydığımız özelliklere dayanarak ideal öğretmen söyle tanımlanabilir: ‘ İdeal öğretmen hem öğrettiği bilgilerde hem diğer konularda ve dünya hakkında tam bir bilgiye sahip, iyiliksever, sağlıklı, gençlere gerçek ve yakın ilgi duyan insandır.’

Öğrencilere göre, “ iyi öğretmen ” özelliklerinin neler olduğunu görmek için sorulan sorulara verilen cevapların sonuçları şöyledir:

  • Öğretmenin sınıfta her öğrenciye eşit davranması ( bazı öğretmenlerin çeşitli özellikleriyle bazı öğrencileri çok beğendiklerini, bazılarını da hiç sevmediklerini belli etmeleri. )
  • Öğrenci dersini çalışmadığı ve sözlü sınavlarda başarısız olduğu zaman öğretmenin sert eleştiriler yapmaması, hakaret edici sözler söylememesi.
  • Sınıfta öğretmenin çok otoriter davranarak rahatsız edici bir sükunet istememesi; normal hareket ve konuşma serbestliği tanıması.
  • Kendi sorunları ve sıkıntıları olduğu zaman sınıfa karşı haşin davranmaması.
  • Dersleri soyut olmaktan çıkarıp güncel örnekler vermesi, çevre kaynaklarından ve örneklerinden yararlanarak daha cazip hale getirmesi.
  • Derste bir davranışını beğenmediği öğrenciyi sınıf önünde küçültmeden, hesap sormadan, yalnız olarak karşınsına alıp onu tanımaya, davranışının nedenlerini anlamaya çalışması.
  • Sınıfta keyifsiz veya huzursuz olan öğrencileri fark ederek onları psikolojik dünyalarıyla da tanımaya çaba göstermesi.
  • Sınıfta bazı öğretmenlerin disiplin kuruluna gönderebilecekleri olayları öğretmenin kendi olanaklarıyla aydınlatmaya çalışarak, öğrencileri maddi cezalardan koruması ve istenilmeyen davranışlarını düzeltmelerine yardımcı olması.
  • Sınıfta şakacı mizacıyla esprili bir hava oluşturması, ciddi dersin içine ilginç örnekler ekleyerek öğrencilerin dikkatlerinin dağılmasını önlemesi.

Unutulmamalıdır ki; Mükemmel bir öğretmen, iyi bir eğitim sisteminin anahtarıdır.

20.01.2021 3121  Ana İlk Orta Lise

CAN SIKICI BİR ÖĞRETMEN OLMANIN 20 YOLU

 

SIKICI OLMAK İÇİN  

SIKICI OLMAMAK İÇİN

1

Öğrencilere hiçbir şey yaptırmayın

Öğrencilerin bir şeylerle uğraşmalarını sağlayın.

2

Hiçbir şey bilmediklerini varsayın.

Bildiklerini ortaya çıkarıp paylaşmalarını sağlayın.

3

Çok fazla usandırıcı alıştırmalar verin.

Anlamlı alıştırmalar vermeye çalışın.

4

Her şeyi sıkı bir kontrol altına alın.

Ölçülü bir biçimde özgür olmalarına izin verin.

5

Kendiniz tekrar edin; her zaman her şeyi aynı şekilde yapın.

Öğrencilerinizi, alışık olmadıkları değişik yöntemler kullanarak şaşırtın.

6

Tartışmak üzere sıkıcı konular bulun.

İlginç ya da önemli konular seçin.

7

Her zaman doğruyu siz söyleyin.

Öğrencilerinizin de görüşlerini alın.

8

Tek bir kitabın dışına çıkmayın.

Destekleyici kaynak kullanın.

9

Çok fazla konuşun.

Susun ve onların da konuşmalarına izin verin.

10

Onları dinleyin.

Sadece doğru mu, yanlış mı söylediklerini değil, söyledikleri şeyi de dikkate alın.

11

Çok kolay ya da zordan başlayın.

Merak uyandırıp çekici ama çok zor olmayan bir yerden başlayın.

12

Anlayıp anlamadıklarını hiç yoklamayın.

Adım adım sizinle ilerleyip ilerlemediklerini değil, sürekli yoklayın.

13

Her şeyi kendiniz için ve kendinize göre yapın.

Yol gösterin; bırakın size yol göstersinler.

14

Öğretmen kürsüsünü terk etmeyin.

Sınıf içinde dolaşın; hem siz, hem onlar.

15

Monoton bir sesle konuşun.

Canlı bir sesle konuşun.

16

Öğrencilerinizin isteklerini ve gereksinimlerini göz ardı edin.

Bir şeyi yaparken öğrencilerinizin de görüşlerine başvurun.

17

Kullandığınız yöntemi öğrencilerimizin anladığını varsayın.

Neyi, niçin yaptığınızı açıklayın.

18

Her zaman “hayali durumlar” yoluyla öğretmeye çalışın.

Hangi alanın bilgisini vereceksiniz o yolla “gerçek olaylar”, kullanarak bilgilenmelerini sağlayın.

19

Anlatım yönteminden şaşmayın.

Drama ve mimikleri kullanın.

20

Hiç durmadan devam edin.

Ne zaman duracağınızı bilin.

20.01.2021 3120  Ana İlk Orta Lise

ÖĞRENCİLERİN OLUMSUZ DAVRANIŞLARININ ÖNLENMESİ

Eğitimde istenilen verimin elde edilebilmesi için, olumlu bir sınıf ortamının meydana getirilmesi gerekir. Olumlu bir sınıf ortamı meydana getirebilmek için olumsuz, istenmeyen öğrenci davranışların kontrol edilmesi gerekir. 

Öğrencinin gösterdiği olumsuz davranışın nedenini düşününUnutmayınız ki her olumsuz davranışın bir nedeni vardır. Kendinizi çocuğun yerine koyarak onun duygu ve düşüncelerini anlamaya ve paylaşmaya çalışınız.

Öğrenci ilgi çekmek amacıyla olumsuz davranışta bulunmuş olabilir. Yararlı ve olumlu davranışlar ile yeterli ilgiyi toplayamayan öğrenciler olumsuz davranışa başvurabilir. O davranışa tepki gösterildiği zaman öğrenci, fark edildiğini ve önemli birisi olduğunu düşünecektir.

Öğrencinin olumsuz davranışına hemen “dur” demek kolay bir yaklaşım içerisine girmeyiniz, bekleyiniz, davranışını görmezlikten geliniz. Öğrenciye beklemediği bir anda, olumlu davranış gösterirken ilgi gösteriniz. 

Olumsuz davranışta bulunan öğrencilerinizle güç çatışmasına girmeyiniz. Olumsuz davranışının sonuçlarının ortaya çıkmasına izin veriniz. Onlardan başka bir konuda yardım talebinde bulunarak enerjilerini başka yere yönlendiriniz. 

Olumsuz davranan öğrenciyle göz teması kurunuz. Bazı durumlarda öğretmenin, konuşarak yanındaki kişiyi rahatsız eden, gürültü yapan, dersi dinlemeyen bir öğrenci ile göz göze gelmesi, olumsuz davranışı durdurabilir. 

Olumsuz ve kırıcı davranışı olumlu ve yapıcı yönlere yönlendiriniz. İlginizi çekmek için duvarı çizen öğrenciye duvarı temizletiniz.

Olumsuz davranışı yapma demek yerine onun yerine hangi davranışı beklediğinizi açık bir dille ifade edin.

Disiplin sorunu olan olumsuz davranışları bıktırıncaya kadar yaptırınız.

Olumsuz davranışta bulunan öğrenciyi sevdiği ve hoşlandığı çalışmalardan, etkinliklerden mahrum bırakınız.

Ceza güce dayandığı için öğrencide intikam hisleri meydana getirir. Öz denetimi engeller, öğretmen öğrenci ilişkilerini olumsuz etkiler. Bu nedenle cezadan kesinlikle kaçınınız. 

Öğrencileri olumsuz davranışlardan kurtarmak istiyorsanız, olumsuz davranışlara olan duygusal tepkilerinizi değiştiriniz. Olumsuz düşünceler olumsuz duyguları geliştirir. Olumlu hisler yapıcı tepkiler geliştirir.

Olumsuz davranışta bulunan öğrenciyi sözel olarak uyarınız. “Arkadaşınla konuştuğunu görüyorum”, “ödevinle ilgilenmediğini görüyorum” gibi ifadeler öğrencinin uygun davranış yapmasını sağlayabilir. 

Öğrencinin olumsuz bir davranışı hakkında öğrenciden daha detaylı bir bilgi isteyebilirsiniz. Örneğin, “niçin ödevini yapmıyorsun?”, “neden arkadaşınla konuşuyorsun?” gibi sorular öğrenci tarafından ceza olarak algılanmaz. Ortada bir sorun varsa ortaya çıkar ve davranış düzelebilir. 

Olumsuz davranışın durumuna göre bazen öğrenciyi sınıfta yalnız oturmakta ya da sınıftan uzaklaştırma gibi gruptan ayırma tutumuna gidin. Öğrenciye olumlu davranma ya da gruptan ayrılma seçimini verin.

Bazı durumlarda öğretmen, olumsuz davranış gösteren öğrenciye ne yapması gerektiğini söyleyebilirsiniz. Örneğin “Ali, lütfen yazı yazma, beni dinle,” Bu tür yaklaşımla öğrenci kendisinden ne beklendiğini daha kolay anlar. 

Öğrencilerinizin kuvvetli yönlerini ve meziyetlerini öne çıkarın. Olumsuz yönlerini değil olumlu yönlerini vurgulayın. Olumlu eleştiriler öğrencilerinizin sizinle olan ilişkilerini geliştirir, kuvvetlendirir.

Öğrenciye sınıfın bir parçası olduğunu gösteriniz. Onun olumlu yönlerini ortaya çıkararak, bunları yapıcı bir şekilde kullanmasını teşvik ediniz.

Öğrencilere davranışları ile tutarlı, mantıklı ve tümüyle anlaşılır, kılavuzlar vererek öz denetimlerini geliştirin.

Olumsuz öğrenci davranışı karşısında öğrencinin kişiliğini değil davranışı odak noktası alınız. Bu davranışı karşısında sen mesajını kullanmayınız. Sen mesajı öğrencilerinin kişiliklerine yönelik yargılayıcı suçlama ve eleştiri içeren mesajlardır. Sınıfta konuşarak sizin ve öğrencilerin dikkatini dağıtan bir öğrenciye terbiyesizlik ediyorsun gibi bir “sen dili” yerine “ben mesajı” ile duygular açıklanarak çok rahatsız olunduğu belirtilerse öğrenci olumsuz davranışı kontrol etme yoluna gidecektir. Ben mesajı kabul edilemeyen davranışın, öğretmen üzerindeki somut etkisi ve onunla ilgili duyguların ifadesidir. Ben dilinde öğrencilerin olumsuz davranışı değiştirme imkânı yüksektir. Öğrenciyle ilgili olumsuz değerlendirme içermez ve iletişimi zedelemez.

İlkönce davranışı anlatın. Suçlamayın. “Derste konuştuğunuz zaman..”

Kabul edilemeyen davranışın sizde meydana getirdiği somut etkilerini belirtin. “Dikkatim dağılıyor.”

Davranışın sizde meydana getirdiği duyguları belirtin. “Rahatsız oluyorum.”

 Sevgi, saygı ve sabır gösterilmeyen, ihtiyaçları karşılanmayan, hakları korunmayan, dinlenmeyen çocuklar kendilerini kabul edecek, dinleyecek, onaylayacak, ihtiyaçlarını karşılayacak ortam ve gruplar bulurlar.

Ancak, bu ortam ve grupların tehlikeli, kendileri ve toplum düzeni için tehdit oluşturabileceği unutulmamalıdır...

20.01.2021 3119  Ana İlk Orta Lise

Çevrede Olumlu İzlenim Yaratacak Beden Dili Özellikleri

  1. Göz ilişkisi: İnsanların yüzüne bakanlar, bakmayanlardan daha çok hoşa gider(Göz teması) . 
  2. Yüz ifadesi: Canlı olun. Mümkün olduğu kadar sıcak ve dostça tebessüm edin ve gülün. Yüzünüz çevreye olan ilginizi yansıtsın. 
  3. Baş hareketleri: Karşınızdaki konuşurken sık sık başınızı aşağı yukarı hareket ettirerek onu anladığınızı ve dinlediğinizi hissettirin. Başınızı hafif dik tutun. 
  4. Jestler: Çok aşırıya gitmeden jestlerinizi kullanın. Ellerinizi cebinizde tutmaktan ve kollarınızı kavuşturmaktan, ellerinizle ağzınızı örtmekten kaçının. Açık ve anlaşılır jestleri tercih edin. 
  5. Postür (beden Duruşu): Ayakta iseniz dik durun: Oturuyorsanız sandalye ve koltuğunuzu tam olarak doldurun ve arkanıza yaslanın. Birisi ile konuşurken ve birisi doğrudan sizinle konuşurken öne eğilin ve ilginizi gösterin 
  6. Yakınlık: İnsanlara daima onları rahatsız etmeyecek, mümkün olan en yakın mesafede durmaya gayret edin. 
  7. Yöneliş: Daima konuştuğunuz ve sizinle konuşan insana dönük olun. İkiden fazla insanla bir gurup oluşturuyorsanız, sizin için önemli olanların dışındakilere merkezinizi kapatmayın. Mümkün olduğu kadar çok kişiye merkezinizi açık tutun. 
  8. Bedensel temas: İnsanları tedirgin etmeden, mümkün alna her durumda bedensel teması kullanın Özellikle sizlerden gençlere, aynı cinsiyetten olanlara, sizlerden daha alt statüde olanlarla bedensel teması kurmak için her fırsatı değerlendirin. 
  9. Dış görünüş: Grup normlarına, toplumsal rol ve statünüze uygun giyinin. Giyiminize mümkün olduğunca renk katın. 
  10. Konuşmanın sözel özellikleri: Çok fazla ve çok hızlı konuşmaktan kaçının. Bir topluluk içinde dinlediğinize yakın konuşun. Sesinizin yüksekliğini ve tonunu, bulunduğunuz çevreye göre ayarlayın. 

*Baltaş,Z.,Baltaş a. :İletişim Becerinizin Anahtarı Sessiz Diliniz Beden Dili .(Remzi Kitabevi,15.Basım,1997,İstanbul) kitabından alınmıştır.

20.01.2021 3118  Ana İlk Orta Lise

Öğrencilerin Derse Katılımını Sağlama Yolları

Öğretim ortamında öğrencilerin ilgisini çekmenin ve bunu sürdürmenin sırrı öğrenci katılımını sağlamaktır. Bunu gerçekleştirme yollarını aşağıda vermeye çalıştık:

Düz anlatım, halen en çok kullanılan öğretim yöntemi olmaya devam ediyor. Bazı kişiler bu yöntemle, özellikle öğretmen dersi çok iyi anlatırsa, çok şey öğrenebilir. Anlatıma dayalı derslerin birçok yararı var: bilgileri etkili şekilde iletir, kalabalık sınıflarda iletişim kurmak için en iyi yoldur, heves- bağlılık- heyecan gibi güçlü duyguları uyandırabilir.

Ancak, bu yöntemin bazı önemli sorunları da vardır. Birçok kişi sunu ne kadar dinamik veya eğlendirici olursa olsun pasif şekilde dinlerken öğrenmeyebilir.

Derslerde öğrenci katılımını arttırdığınız zaman, aynı zamanda öğrencilerin dikkatlerini çekmiş, içeriği açıklığa kavuşturmuş, fikirleri bireysel durumlara uygun hale getirmiş, kavramaya yardımcı olmuş olursunuz. Sonuç olarak, öğrenciler daha fazla öğrenir.

  • Görsel ve işitsel materyal kullanın
    Öğrenme işlemine katılan duyu organı sayısı ne kadar fazla ise o kadar iyi öğrenir ve o kadar geç unuturuz. Öğrendiklerimizin çoğunu ise gözlerimiz yardımıyla öğreniriz.
  • Soru sormalarını isteyerek öğrencileri cesaretlendirin
    Öğrencileri ciddiye alın ve dikkatle dinleyin.
  • Not alma işlemine rehberlik edin
    Not alma işlemine yardım etmenin en kolay yolu, öğrencilere dersin taslağını göstermektir.
  • Tartışmayı teşvik edin
    Tartışmaya bir cümle, soru ya da sorunu gündeme getirerek başlayabilirsiniz. Tartışma yöntemleri; 4 ile 6 kişi arasındaki küçük tartışma grupları oluşturarak veya 6 ile 10 kişiden oluşan grubun kendi aralarında tartışıp diğer öğrencilerin bu grubun etrafında çember oluşturarak tartışanları dinlemeleri gibi değişik şekillerde olabilir.
  • Öğrencilerin yazılı olarak katılımını sağlayın
    Bir ders öncesinde, sonrasında veya ders sırasında öğrencilerden bir soru, fikir veya görüşe yazılı olarak tepkide bulunmalarını isteyin. Bu yazılı cevap gizli tutulabilir, grupla paylaşılabilir veya öğretmene geri verilebilir. Temel gerekçe, katılımcılara düşüncelerini açıklığa kavuşturmaları ve dersin içeriğini bireyselleştirmelerine yardımcı olmaktır.
  • Bir kavram şeması oluşturun
    Bir sunu sırasında veya sonrasında, öğrencilerden dersin temel kavramlarını bir şema şeklinde göstermelerini isteyin. Katılımı sağlama tekniği olarak kavram şeması kullanmak istediğinizde, bunu, öğrencilerin daha dikkatli dinlemelerini sağlamak için, öğrencilere daha önceden bildirin.
  • ‘… öğrendim’ ve ‘…merak ediyorum’ ifadelerini kullanmalarını isteyin
    Bu basit cümle tamamlama alıştırması, öğrencilerin öğrendiklerini değerlendirmede sizlere kolaylık sağlar. Cümleler bir ders sırasında veya sonunda yazılabilir, öğrencilere özel olabilir, öğretmene verilebilir veya diğer öğrencilerle paylaşılabilir.
  • Ek çalışmalara rehberlik edin
    Ders sonu faaliyetlere (daha fazla düşünme, okuma, diğer kaynaklar, uygulama, grup çalışması, vb.) yönelik öneriler getirin.

20.01.2021 3117  Ana İlk Orta Lise

Teknoloji Fen Okullarına Merhaba

İnsanlar, hayatlarındaki olumlu ya da olumsuz her türlü değişime alışmakta zorlanırlar ve bir alışma dönemine ihtiyaç duyarlar. Okul değişikliği de çocukların hayatlarındaki yeni bir durumdur ve buna alışmak için zamana ihtiyaçları vardır. Öğrencinin, bir öğretim kademesi tamamlanmadan başka bir okula kaydettirilmesi ya da dönem ortasında yapılan değişiklikler çocuk için zorlayıcı olacaktır. Bu yüzden bu tip okul değişikliklerinin üzerinde önemle durulması gerekir. Okul değişikliği sonrasında öğrencinin yeni başlayacağı okulda, öğretmenler ve rehberlik servisi ile iş birliği kurulmalı ve yıl içinde okul-öğrenci-aile iletişimi sağlıklı bir şekilde yürütülmelidir. “Son çocukluk dönemi” diye adlandırdığımız 7-11 yaş döneminde zihinsel ve sosyal gelişim ön plana çıkar, çocuk bir birey olarak toplumda yer almaya başlar. Bu yaş grubu çocuklarını daha iyi anlamak için onların gelişim özelliklerinin bilinmesi önemlidir.

Çocuklar Okul Değişikliklerinde Neler Yaşayabilirler? 

Öğrenci yeni ortamı anlamaya çalışırken kendini olduğu gibi tanıtamayabilir; yeni arkadaşları onu yanlış tanıyabilirler. Örneğin normal şartlar altında konuşkan, arkadaş canlısı ve dışadönük olabilen bir öğrenci, yeni ortama alışmaya çalışırken arkadaşlarına çekingen ve içedönük bir insan izlenimi verebilir. Yeni gelen öğrencinin, eski öğretmeni ile yeni öğretmeninin yapısı arasındaki farkları öğrenebilmesi zaman alabilir. Bu öğrenme döneminde bazı iletişim kazaları, yanlış anlamalar ve yanlış anlaşılmalar yaşanabilir. Fakat bu ilişki ağında kurulan sağlıklı bir iletişim ile bu zorlukların üstesinden gelinecektir.

Her öğrencide bu belirtilenler farklı düzeylerde yaşanabilir. Okul değişikliğinden hemen sonra öğrencinin “Okula gitmek istemiyorum!” diye eve gelmesi, eski okulunu ve arkadaşlarını özlediğini söylemesi, sabahları kalkmakta zorlanması, ilk zamanlarda eskiye oranla sınavlarından düşük notlar alması olasıdır.

Yeni Bir Okula Başlayan Çocuk İçin Neler Yapmalı?

“Yeni ortama uyum için her çocuğa göre değişebilen süreye ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır”

YENİ BİR OKULA MERHABA

Çocuğunuz okul değişikliğinden sonra belli oranda bir zorluk yaşayacaktır. Anne-babaların bu konuda müdahaleci olmaması gerekir. Yeni ortama uyum için her çocuğa göre değişebilen süreye ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır. Eski okulu ve arkadaşlarını istediği zaman görebileceği konusunda rahatlatın. Yeni okula bir süre evden bir eşyayla (bir oyuncak, sevdiği bir eşya vs.) gitmesine izin verin; çocuklar için rahatlatıcı olacaktır.  

“Yeni ortama uyum için her çocuğa göre değişebilen süreye ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır.”

Okul ile iş birliği içerisinde, çocuğa paralel yaklaşımlar sergileyin.  Bu işbirliği evde ve okulda çocuğun aynı mesajları alarak kendini güvende hissetmesini kolaylaştırır. Okul değişikliğinde yapılacak en önemli şeylerden biri de, çocuğu yeni ortamına ve karşılaşabileceği zorluklara hazırlamaktır.  

Neler Yapılabilir! 

  • Çocuğun okulda ilk zamanlarda kendini yalnız hissetmemesi için yeni komşularını zaman içinde tanıması, aynı okula giden çocuklar varsa onlarla tanıştırılması, çocuğun ilk gün kendini yalnız hissetmemesi ve en azından çevresinde birkaç tanıdık yüz görmesi faydalı olacaktır.
  • Eğer çocukta çabuk ağlama, uyku bozuklukları, iştah değişiklikleri, içe kapanma, sinirlilik, alt ıslatma problemleri, gece korkuları, kaygılar, ders başarısında düşme, dikkat eksikliği, okula isteksizlik, kavgacılık, okuldan kaçma, anneden ayrılamama, karın ağrısı ve bulantı gibi daha önce var olmayan sorunlar ortaya çıkmışsa, bu çocukta bir uyum sorunu yaşandığının göstergesi olabilir. Konu ile ilgili okul mutlaka bilgilendirilmelidir. 
  • Her okulun kendine özgü farklılıkları söz konusudur. Uyulması gereken kurallar, farklı bir fiziksel ortam, farklı dinamiğe sahip arkadaş ilişkileri, alışmış olduğundan farklı öğretmenler ve buna benzer daha birçok değişiklik. 
  • Çocuğunuzun okulla ilgili anlatmak istediği her şeyi dinleyin. Hatta olabilecek olumsuz duygularını da ifade etmesine izin verin. Unutmayın ki anlayamadığınız bir duruma çözüm de üretemezsiniz.
  • Çocuğunuzun olumsuz duygularını da dinleyin. Bu durum ona dinlenilip önemsendiğini, anlaşıldığını ve kabul gördüğü duygusunu yaşatacaktır.”
  • Bu önemli dönemde onu, başka olumsuz yaşantılardan veya büyük değişikliklerden uzak tutmaya çalışın. Çocuğunuzu mutlu edecek ve onurlandıracak ödüllerle teşvik edebilirsiniz. 
  • Okul sistemine uyum sağlamaya çalışan çocuğunuzun verimli öğrenebilmesi için, yatış ve kalkış saatlerine dikkat edin.
  • Olası sorunların uyum sürecinde normal ve geçici davranışlar olduğunu unutmayın. Kaygılarını paylaşın ve anlayışlı olun.
  • Vedalaşmayı uzun sürdürmeyin. Okula düzenli devam etmesi konusunda kararlı olun. 

Bu öneriler dikkate alınarak geliştirilecek tutum ve davranışlar sonucunda; çocukların okula uyumunun daha kolay olacağını umut eder, yeni eğitim-öğretim yılının tüm öğrencilerimiz için başarılı ve mutlu geçmesini dileriz.

13.01.2021 3116  Ana İlk Orta Lise

ÖĞRETMENLER İÇİN ÖĞRETME VE ÖĞRENMENİN TEMEL PRENSİPLERİ

Öğretmenlerin hangi düzeyde ve ne tür özelliklere sahip öğrencilere hangi çeşit davranışları kazandırmak için, hangi araç- gereç ve hangi yöntemleri, hangi şartlarda, hangi ilkelere dayalı olarak nasıl kullanılacağını bilmeleri gerekmektedir. Bu verilerden bazıları şunlardır:

Kaynak ve alıcı arasında iletişim kurulabilmesi için kaynağın, göndereceği mesajın, alıcının duyu organlarından hiç olmazsa birini etkileyebilecek sembollerden oluşması gerekir.

Mesajın alıcı tarafından anlaşılabilmesi için kaynak, mesajını alıcının çözebileceği, yani önceden öğrenmiş olduğu sembollerden yapılmış sembollerle kodlamış olmalıdır.

Kaynak ve alıcı (öğretmen- öğrenci) birbirleri hakkında ne kadar çok bilgi sahibi iseler, aralarındaki iletişim o kadar iyi ve verimli olur.

Öğretmenin konu ve öğrenci hakkındaki bilgisi ne kadar fazla ise iletişim o kadar iyi olur.

Çok basitlik, fazla düzensizlik ve tam simetri ilgiyi azaltır, biraz asimetri (çelişki) ve karmaşıklık ilgiyi uyandırır. Bir şoförün dikkatini biraz zikzaklı yol daha canlı tutar, uzun ve düz yol onu usandırır.

Öğrenci bir olayın en kısa yoldan ve en az karmaşık şekilde açıklanmasını, dolaylı ve karmaşık şekilde açıklanmasına tercih eder.

Bir konuda belirsizlikler ve bilinmeyen kavramlar ne kadar az ise algılanması o kadar kolay olur.

İyi organize edilmiş (neden- sonuç ilişkisi gözetilmiş) konular daha kolay algılanır ve daha çok bilgi taşır.

Konular benzerlik, farklılık, zaman ve yer bakımdan yakınlıklarına göre gruplanarak algılanır.

Öğrenci için özel bir anlamı olan olgu ve olaylar çabuk öğrenilir ve daha kalıcı olur.

Sonunda ödül veya ceza olan öğrenmeler daha etkili ve kalıcı olur.

Öğrenme işlemine katılan duyu organlarının sayısı ne kadar fazlaysa öğrenme o kadar iyi, unutma güç olur.

Öğrenilenlerin; %83’ü görme, %11’ini işitme, %3,5’ini koklama, %1,5’ini dokunma, %1’i tatma, yoluyla gerçekleşir.

En iyi öğrenme, kendi kendine yaparak öğrenmedir.

En iyi öğrenme, somuttan soyuta ve basitten karmaşığa giden öğrenmedir.

Somut mesajlar, soyutlardan daha iyi hatırlanır.

Doğru çizgiler (dikine veya yatay) kırık ve eğik çizgilerden daha kolay algılanır.

Zaman ve yer bakımından yakın olan iki olay veya cismi birbirine bağlamayı öğrenmek, uzak olanları bağlamayı öğrenmeye göre çok daha kolaydır.

Aralarında bağ kurulacak şeyler ne kadar somutsa, bu bağın kurulması o kadar kolay, unutulması o kadar güç olur.

İki şey arasında ilişki öğrenen için ne kadar anlamlı ise, bu ilişkinin öğrenilmesi o kadar kolay olur.

Öğrenme sırasında yapılan hataların hemen söylenip düzeltilmesi, öğrenmeyi kolaylaştırır.

Öğretim süresi içine dağıtılmış olarak yapılan tekrarlar, aralıksız yapılan tekrarlara göre daha öğreticidir.

Bir öğrenme ünitesinin başında ve sonunda öğretilen öğeler ortadakilerden daha iyi hatırlanır.

Öğretilecek materyalin organizasyonu ve kısımları öğretme işleminin başında şematik olarak verilirse öğrenme işlemi daha da kolaylaşır.

Öğrenilecek şeyler ne kadar yeniyse, öğrenme o kadar zaman alır ve fazla alıştırma yapmayı gerektirir.

Konuya başlarken ne öğrenileceği hakkında verilen genel şema ile bitirirken verilen özetler öğrenmeyi kolaylaştırır.

Birbirine hiç benzemeyen konu veya dersi arka arkaya okutmak faydalıdır. Çünkü karıştırma olmaz.

Birbirine çok benzeyen konu veya dersleri arka arkaya okutmak faydalıdır. Çünkü bir sonraki, bir önceki konunun bir tekrarı sayılır. Tekrar da her zaman faydalıdır.

Birbirine biraz benzeyen konu veya dersleri arka arkaya okutmak veya çalışmak sakıncalıdır. Çünkü ayırt etme az, karıştırma çok olur.

Somut cisimlerin kavramları, soyut varlıkların kavramlarından daha çabuk oluşur.

Bir konu hakkında çok sayıda değişik örneklerin verilmesi kavramayı kolaylaştırır.

Çizgi resimler, karikatürler, şemalar ve diyagramlar gibi basitleştirilmiş örnekleyenler, kavramları öğrenmede realistik (gerçek) resimlere göre daha etkili olmaktadır.

Öğretme işleminde, inanırlığı yüksek kaynaklar, inanırlığı düşük kaynaklardan daha etkilidir.

10.01.2021 3115  Ana İlk Orta Lise

Öfke Nöbetleri Durumunda Aileler Neler Yapmalı?

Çocuklar kendilerini yetişkinler gibi ifade edemeyebilirler ve bu durumda bazen farklı davranışlara başvurabilirl er. Özellikle öfkelendiklerinde veya istedikleri bir şey olmadığında kendilerini çığlık atarak, elindeki oyuncağı fırlatarak veya vurarak ifade etmeye çalışırlar. Okul öncesi dönemde ara sıra yaşanan bu öfke taşkınlıkları normal karşılanmalıdır. Okul döneminde kendilerini kelimelerle daha kolay ifade edebildiklerinde öfke nöbetleri de azalacaktır. 

Fakat bazı çocuklarda öfke nöbetlerinin ileriki yaşlarda da devam ettiği görülmektedir. Anne babalar yaşadıkları bu durum karşısında hayal kırıklığı yaşayıp başa çıkmakta zorluklar yaşayabilmektedir. 

📍Çocuklarla yaşanan pek çok sorunda olduğu gibi öfke konusunda da ebeveynler öncelikle kendilerinin nasıl model olduklarını ve çocuklarına nasıl tepki vermeyi öğrettiklerini sorgulamalıdır. Çocuk; istenmeyen bir durum karşısında anne babasının kendi öfkesini nasıl yönettiğini görmelidir. 
📍Aile içinde çok fazla stres, gerginlik ve çatışma varsa çocuk da duygularını öfkelenerek veya aşırı davranışlar şeklinde tepki vererek gösterebilmektedir. Bu nedenle aile içindeki çatışmalarda veya anlaşmazlıklarda öncelikle duygu, düşünceler ve beklentiler karşılıklı olarak konuşulmalıdır.
📍Çocuğa yetenekleri konusunda gerçekçi olmayan beklentilerde bulunmaktan uzak durmaya çalışın. 
📍Çocuğunuzun şantaj amaçlı öfke nöbetlerini görmezden gelin. Böylece uygun olmayan davranışı pekiştirmemiş olursunuz. Ancak, kendine, başkalarına veya etrafına zarar verdiği noktada müdahale edin. 
📍Çocuğunuzla bu duruma nelerin sebep olduğunu, hangi duyguları yaşadığını konuşun.
📍Son olarak öfke nöbetleri alışkanlık haline geldiyse, çok sık tekrarlanıyorsa ve aranızdaki ilişki zedelenmeye başlamışsa bir uzmandan yardım almayı düşünebilirsiniz. 
📍Öfke nöbeti sırasında çocuğun dikkatinin dağıtılması yararlı olacaktır. Çocuğa başka bir oyuncak gösterilebilir, çocuk farklı nesne ve faaliyetlere yöneltilebilir. Çocuğunuzu enerjisini rahatlıkla boşaltabileceği spor dallarına ve aktivitelere yönlendirebilirsiniz. Spor ve aktiviteler çocuğunuzun gelecekteki akademik başarı ve sosyal hayat becerileri için önemli ve olumlu bir etken olabilmektedir.

 KVKK Aydınlatma Metni   Ziyaretçi Açık Rıza Metni   KVKK Politikası